Sabah’tan Engin Ardic’in “adi yazılar yazan kalitesiz yazar” baslikli yazisini okuduktan sonra bunu Dogan Grubundan kim demis diyerek google’un yolunu tuttum. Yaziyi yazan Mehmet Y. Yilmaz‘mis.
Yazisinda soyle diyor Yilmaz :
İNGİLTERE’nin ciddi dergilerinden The Economist’in 8 Mayıs 2008 tarihli sayısında, AKP hükümetinin kendine bağlı medya yaratma çabalarıyla ilgili bir haber yayımlandı.
Haberde Sabah ve ATV’nin hükümet yanlısı bir grup tarafından satın alınmasına değinildi ve Sabah ile ilgili şöyle bir cümle yayımlandı:
“It has been stuffed with pro-government hacks.”
Türkçesi, bir kelime hariç şöyle: Hükümet yanlısı “hack”lerle dolduruldu.
“Hack”in, “düşük kaliteli yazarlar” anlamına geldiğini biliyordum ama yine de değişik sözlüklerden bilgimi kontrol etme ihtiyacını hissettim.
Redhouse İngilizce-Türkçe Sözlük “hack” karşılığı olarak şunu veriyor:
“s- adi yazılar yazan kalitesiz yazar. f- para için adi yazı yazmak.”
Seslisozluk.com’da “hack”in Türkçesi şöyle: “Çok sayıda düşük kaliteli eser yazan yazar.”
Aynı sitede İngilizce karşılık olarak da şu verilmiş: “One who compromises his artistic integrity for money.”
Bunu da Türkçe’ye “para için sanatından taviz veren biri” diye çevirebiliriz.
Websters New World Dictionary’de ayrıca şöyle bir karşılık da var: “Bir politik parti için çalışan kişi.”
Sabah’a TMSF döneminde alınan yazarlar ile ilgili bu yorumu okuyunca, isimleri gözümün önünden şöyle bir geçirdim.
Aralarında sevdiğim arkadaşlarım da var ve böyle “topyekûn” bir yargıyı hak etmediklerine de eminim.
Sabah Gazetesi demek ki dışarıdan böyle görünüyor.
Hurriyet grubununun yazdigi yaziya guven olmaz diyerek Ekonomistin yolunu tuttum. Yazinin basligi “Circulation wars”. “Tiraj savasi” gibi bir tabir. Ama gel gelelim icerik dam ustunde saksagan oter Allah deyu deyu. Samimi soyluyorum ben Hurriyet grubunda dahi boyle haber okumadim (tamam abarti oldu bu biraz, cok daha kotu haberler okudum
).
Yazi neden kotu su paragraf ile ozetliyeyim : “Ever since AK shot to single-party rule just over five years ago, Mr Dogan’s flagship newspapers, Hurriyet and Milliyet, have doggedly sought to expose the government’s purported efforts to undermine Ataturk’s secular republic. More than a few stories have been outright silly—but others have turned out to be disturbingly true.”
Ingilizcesi olmayan arkadaslar icin Turkce’ye cevireyim : “Ak Parti 5 yil once tek basina iktidara geldiginden beri (aslinda adam burada tek parti yonetimi demis sanki mecliste baska parti yokmus gibi ama es geciyorum) Dogan bey’in amiral gemileri Hurriyet ve Milliyet, azimle, Hukumet’in gizlice Ataturk’un Sekuler Cumhuriyetini yoketme calismalarini ortaya cikarmaya calisiyor. (Az’dan cok cok’dan az) Bircok haberin saflikla(cocukca) yapilmis hata oldugu ortaya cikti, ama geri kalan haberler sok edici bir sekilde farkedildi ki gercekti”
Hani bir fikra vardir… Uzun suredir birbirlerini gormemis iki arkadas karsilasinca cocuklarini sormuslar. Birincisi demis “Benim kiz, iyi bir ise girdi, patronuu altina araba verdi, ev tuttu, kiyafetlerini falan aliyor, sigortasi falan var… Isi cok iyi… senin kiz ne yapiyor ? ” Ikinci uzgun bir ses tonu ile cevap vermis “Walla benim kiz da Oruspu oldu ama ben senin kadar guzel anlatamiiyorum”…
Adamlar oyle guzel yazmislar ki “hemen hemen yazdiklari hersey yalan haberden olusuyor” cumlesini biz ugrassak yazamayiz…
Tiraj savaslari baslikli yazida Turkiye’nin en yuksek tirajli gazetesinin atlanmasi konusuna hic girmiyorum.
5-6 ay once yasanmis seyleri simdi oluyormus giibi yaziya katmasini da girmiyorum…
AKP hakkindaki iddialari ya olmus bitmis ya da “kotu kokular geliyor (it stinks )” diyerek, CHP hakkindaki iddialari ise “dikkatle arastirilmasi gerekli(scrutiny)” gibi kelimelerle tanimlamasi zaten yazarin amacini ortaya koymus.
Son olarak Vakit gazetesi yazarinin yaptigini buna baglamasi ustune tuz biber eklemis… Ama su cumleyi etmis ki : “The habitually sanctimonious Islamic dailies chose to ignore the story…”….
Amerikalinin bir lafi var diyerek insanin agzini acip gozunu yumasi geliyor…. Hipokrasiyi adet haleine getirmis Islamci gazeteler hikayeyi gormezden gelmislermis…. Okuyan da normalde Islami gazeteler sekulerlerin tecavuz haberleri ile dolup bosaniyor zannedecek….
Bulent Bey’le izlenimler‘de bu konuyu konusmustuk. Yalan yazmadan carpitma ve Bati basini ile alakali. Tam ornek olmus bu yazi bahsettigi seye…
Neyse ben de Nasreddin Hoca gibi “ben size yapacagimi bilirim” diyeyim….
Şimdi isim vermeyeceğim, bazı kesimler de Cumhuriyet, Atatürk üzerinden milleti sümürüyor.