Beslemeler:
Yazılar
Yorumlar

Umarsiz bir yalnizlik…

Bazen evli/kiz arkadasi ile yasiyan arkadaslari gorup imreniyorum. Yalniz bir erkek olarak isin cinsellik boyutunu da yadsiyor degilim. “Birlikte” ve “severek” birsey yaptiklarini gordugumde bu imrenme tavan yapiyor. Ama dedigim gibi bu bazen oluyor ve cok kisa suruyor.

Insan uzun sure tek basina yasayip, tek basina yasamanin getirdigi avantajlari aliskanliklara donusturunce, bu imkanlardan vazgecmeyi dusundugunde bile kendini kotu hissediyor.

Gecenin bir yarisina kadar oturmayi, diledigin an diledigin seyi izlemeyi, diledigin seyi yemeyi, diledigin zaman diledigin kisiyi ziyarete gitmeyi, tatile cikmayi, misafir agirlamayi, kitap okumayi, internette laklak etmeyi, kisa sureli hobiler edinmeyi ikiye bolmemek adina “kusursuz” bir guzelligin pesine dusuyor.

Bu kusursuz guzelligin sizdeki tarifi dostlarinizdaki yada ailenizdeki “kusursuzluk”tan farkli olunca copcatanlik isleri de bir ise yaramiyor.

Bir zamanlar asik oldugunuz, “buldum” dediginiz birilerini zaman gectikce daha da mukemmellestirdiginiz icin de bu “kusursuz” guzelligin yuzde yuz gercek olduguna inanip, meselenin bu guzelligi bulmakla sinirli olduguna, onun da haliyle zaman aldigina kendinizi inandirmaya basliyorsunuz.

Bazen kendinizi yalniz hissetmemek adina sigindiginiz hatiralarin esiginde o aski iliklerinize kadar hissediyor, siirler yaziyor, aci duyuyor ve tum bu seyler sayesinde “normal” oldugunuza, “yalnizlikla lanetlenmediginize”, halen bir kalbiniz olduguna ve sevebildiginize  inaniyorsuuz.

Bu inanc da sizin yenilige, degisime yada baska biri ile yasama adina bir yol arama sevdaniza en agir darbeyi vuruyor. Normallestikce yalnizlasiyorsunuz…

Bir sure sonrabu ufak “hobiler”in sayisi artiyor. Sacma sapan konularda binlerce sey biliyorsunuz. Ictenlikle hareket edenlerde hep o bulamadiginiz ama bulanlarin da bulduguna inanmadiginiz icin bir yapmacilik, bir kandirmaca bir tiyatro bir oyunculuk arayip hicbirseylerine inanmiyorsunuz.

Suphe insanin icine dusmesin bir kere…. “Dunyayi baska birilerine zindan ediyorlar kendi mutluluklarini yasamak adina” yaftasini bir anda yapistiriyorsunuz… Bazen bunu aptalliklarina veriyor en hafif hali ile “belki icten pazarlikli yada sinsi degiller ama zekalari dusuk oldugu icin; o kadar kavrayabildikleri, cok derin analizlerde bulunamadiklari, dusuncelerinin sig sularda bulandigi icin boyle davraniyorlar”a inaniveriyorsunuz…

Bu hem onlara karsi daha merhametli olmaniza yol aciyor hem de arada sirada umuda kapilip halen “insan” oldugunuzun farkina varmaniza….

Bu farkindalikla, icinde herseyden biraz olan ama acinin kontrol altina alindigi umursamaz bir yalnizlik devresine giriyorsunuz…

Kurkcu Dukkani…

Dondum, dolastim, ait oldugum yere geri dondum…

  • altı üstü tasarım
  • arda kutsal
  • blogistan
  • diyalog
  • malum muhalif bey
  • ortak defter
  • serdar öner
  • ve dahi dâhi
  • blog kardeşliği